top of page

Afette Öteki Olmanın Yalnızlığı

  • Yazarın fotoğrafı: Ebru Akkoyun
    Ebru Akkoyun
  • 9 Mar 2023
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 Tem

Afet türlerinden biri olan depremin; dilimizden düşmediği, zihnimizden gitmediği, yüreğimizde yankılarını bulduğu günlerin içerisinden geçiyoruz. İçerisinden geçtiğimiz bu günleri nasıl anlamlandıracağımızı ilerleyen günlerde göreceğiz. Şimdi ise bildiğimiz, depremin fazlasıyla kayıp ve mahrum bırakılmak demek olduğudur. Bu kayıp bazı kişilerde daha fazla yankı bulabiliyor. Bu kişiler ötekiler ve akla gelen ilk duygu ise yalnızlık. Öteki olanların, gerçeklikleri daha sert yaşadığını görebiliyoruz.

Depremde çocuk, yaşlı, kadın, özel gereksinimli kişi, mülteci, LGBTİQ+ yani diğerini, ötekini ele almak görünmeyeni ele almaktır. Seslerinin daha az duyulduğu, ses çıkarmaya utanıldığı, yaşananları anlamlandırmak da daha fazla zorlanma yer alabilir.

Bu kimlikte olan kişiler olağanda ayrımcılığa uğruyorken deprem gibi insan yaşamını ciddi anlamda tehdit eden olağandışı dediğimiz bir doğal afette de kendisini gösterebiliyor.


ree


*İlk olarak depremde çocuk olmaya baktığımızda, bakıma muhtaç olduklarını biliyoruz. Depremde ise bu bakım veren gerekli olan bakımı çocuğa veremeyecek durumda olabiliyor. Çocukların mahrum edilmeleri yalnızca ebeveyn yokluğu değil yanı sıra bir takım ihlallerden biri olan fotoğraflarının çekilmesi ve paylaşılmasıdır. Bir fotoğraf çekimine veya paylaşılmasına maruz bırakmamak çocuğun rızasının alınamamasınan dolayı elzemdir. Çocuğun görsellerinin hem çocuğun güvenliği hem de ileri yaşlardaki ruh sağlığı için düşünüyor olmak gerekir. Sonrasında çocuklarda okula gidenler olacak ve diğer çocuklar tarafından akran zorbalığına maruz kalmamalarının önüne geçilmesi gerekir. Çocuğa erişildiği gibi yeterince güvenli bir yere alınmaya çalışılıp aciliyet sıralamasına göre iyileştirici müdahalelerin yapılıyor olması elzemdir.

*Yaşlılardan evlerinden uzaklaştıkları için ümitsizlik yaşayan olabilir, bakıma ihtiyacı olanlar olabilir ve yardım istemekten çekiniyor olabilirler.

*Atanmış cinsiyeti kadın olanların yemek yemek gibi olağan olan regl olmalarına karşılık ped istemedikleri görülmüş. Bu sebeple toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşım sergiliyor olmamız gerekir. Olağanda regl olmaktan ve ped almaktan söz etmek utandırılır ve gizli tutulur. Sanırım burada utanılacak durum pedin utanıldığı için ihtiyacı olan kişi tarafından alınamamasıdır. Ped’e ihtiyacım var diyememesidir. Yanı sıra hem kendi hem de çocukları için fazlasıyla güvensiz gecelerin geçtiğinden söz edilebilir.

*Özel gereksinimli çocuk ve yetişkin olmanın ve doğmanın her türlüsü oldukça zorlu bir yaşam demek. Örneğin kalabalık alanlarda olmakta zorluk yaşayan otizmli bir çocuk veya yetişkin için daha rahat edebileceği bir alanın oluşturulması gerekir. Toplu alanlara uyum sağlamakta zorluk ile tek bırakılmama arasındaki denge kurulmalıdır.


ree

*Mülteciler konusunda ilk olarak enkaz altında Türkçe bilmediklerini, Arapça seslenirlerse kendilerinin kurtarılmayacağını ve sadece gürültü yaparak seslerini duyurmaya çalıştıklarını ifade eden aileden söz ederek başlayabiliriz. Burada kişilerin yabancı, öteki, diğeri oldukları için ölüme terk edilmelerinin enkaz öncesi alt yapısını görebiliyoruz. Kriz dönemlerinde gündemin konusu dışında birçok farklı konunun da ön plana çıkması olağan ve beklentik. Fakat bizler bunu nasıl tanımlayacağız ve nereye koyacağız. Hırsız, yağmacı, Suriye’lilermiş vs. gibi söylemler işte tam da bu kriz dönemlerinde çıkabilecek söylemler. Fakat bunların bir duyum üzerinden alınması, bu duyum üzerinden yola çıkarak işkence uygulanması ve kamuoyu tarafından kolaylıkla izlenebilecek erişimde olabilmesi hiçbir dil, dil, ırkta kabul edilmemelidir. İşkence suçtur ve suça ortak olmamalıyız. Bunu izleyen diğer mülteciler de kendi başlarına benzer deneyimlerin gelebileceği yönünde oldukça endişelenmiş ve kendi ülkesinin dışında bir ülkede olmak kaygan zemin ile açıklanabilirse bu durum da kaygan zeminlerini daha da sarsmıştır.

*LGBTİ+ olmak olağanda zor bir yaşam getirebiliyor, bu durum depremde aynı zorlukta veya daha fazla artmış haliyle kendisini gösterebilir. Yalnızca LGBTİ+ depremzedeler değil kendilerine destek vermeye çalışan LGBTİ+’lar da destek verme alanlarında, yolculuk sürecinde, bölgede vs. dayanışma sürecinin zedelenebileceği yaklaşımlarla karşılaşmışlardır.


ree

Öteki olmak olağan yaşamda yaşanılası çok zorken deprem de öteki olmak daha zor olabilmekte. Halbuki tıpkı olağanda eşit olmamızı savunduğumuz gibi afettede yani sahada da eşit olmalıyız.

Özetle; öteki olarak ele aldığımız tüm kimlikler birer insandır. Ötekileştirilmesi için var olan nesneler değildir. Yalnızlık insana dair ve olağan bir duygu, ötekileştirme ise bu yalnızlığı körükleyip ötekiyi dışarıda bırakır.

Kayıpların tekrarlanmaması için dayanışma ve gerekli önlemlerin alınması şart.


Yorumlar


© 2025 Öteki Terapi | Designed by Neşe Güleç | Powered & Secured by Wix          

  • LinkedIn
  • Instagram
  • YouTube
  • TikTok
  • X
  • Facebook
bottom of page